Make your own free website on Tripod.com

 

 

 

 

 

SAVAŞ MI?  Savaşın  Teolojisi

 

 

3.3.2003 gece saat 5 haberleri radyodan. Necef, Kerbela, Bağdat, Musul kesif koalisyon ateşi ile tutuşmuş; Necef’te yavrusu ölmüş bir ananın yüreği aynı ateş ile yanmaktadır.

 

Tanrı cennet bahçesinde insanoğlunu yarattığında ONLARA iki ağaç sundu. Ebedi yaşam ağacı ve ebedi bilgi ağacı. Bilgi ağacını onlara yasakladı. Ebedi yaşam ağacının meyvesinden yiyerek, sonsuza dek yaşayabililerdi.  Fakat Adem “bilgi” ağacından yemeyi seçti. Bu nedenle ademoğulları sonsuza dek cennetten atıldılar ve ölümlü kılındılar.

 

Sonsuz bilgi ağacı, içinde yaşadığımız evrenin kozmik kodlarının şifresinin çözümüne dek genişledi. Hala da genişlemeye devam ediyor. Leptonlar, goulonlar ve kuarklar. Pi-mezonlar, baryonlar, elektron, pozitron, mounlar ve ilh.

 

Bunların bilinmesi öyle masum, sıradan değildi. Önce gözün yerini görüntü aldı. Modern silahlar, sınırsız geliştirilmiş uçaklar, füzeler, savaş gemileri, peykler, atom, hidrojen, nötron bombaları ve ilh. Hep bilgi ağacını seçimimizin doğal ve kaçınılmaz sonucu idi.

 

Tanrı insanoğlunu bilgi ağacını seçmemesi için uyarmıştı. Sınırsız bilgiyi seçmekle, sınırsız ölümü seçen insanoğlu zaten ölmeliydi. Ama bu işi kim yapacak?

 

Sorun burada düğümlendi. Evet seçiminizin sonuçlarına katlanmalısınız. Ben sizi uyarmıştım. Madem ölümü seçtiniz- işte bu sınırsız bilgi tam da sizi sınırsız ölüme götürecek yoldur.

 

Öğrenebildiğiniz kadar öğreneceğiniz tek şey; birbirinizi topyekün ve bir defada ne kadar fazla öldürebileceğiniz araçların ta kendisidir.

 

Kim bir küstahlık yapıp öğrenmeyin diyebilir. Öyle ise, Irak’ın kitle imha silahlarıyla topyekün imha edilişinin sorumlusu, bilgiyi binlece yıldır kutsayan biz değil de kim? Daha çok bilgi edinenler, daha az bilgi edinenleri, salt daha az bilgi edindiği veya daha fazla bilgi edinmediği için- ilahi günahı daha az işlediği için- öldürmektedir. Zaten bu nedenle ölümlü kılınmıştık.

 

EN BİLGİLİ OLANIMIZ O ZAMAN EN SERİ KATİLDİR.

 

Şimdi geriye dönüp de, bir hali sabıka irca yapmamamız mümkün mü acaba. TANRIM SEN AFFEDEN VE BAĞIŞLAYANSIN. Hatamızı kabul ve bilgi ağacından feragat ediyoruz ve ebedi yaşam ağacından yemek istiyoruz dersek, Tanrı kabul etmez mi acaba.

 

O zaman alacağınız cevap açıktır: Ben kendi yapmadığım sunî oyuncalarınızı yok edemem. Öyleyse sahip olduğunuz tüm savaş makinesini, teknolojinin size sağladığı tüm aygıtları: televizyonlarınızı, otomobillerinizi, kozmetiklerinizi ve prezativlerinizi terk ve imha edin.

 

Acaba buna razı mısınız? Veya kaçınız. Demokratlaştırılmış sizlerin %  kaçı.

Evet kaçınız? Soru yineleniyor üç defa.

EBEDİ YAŞAM AĞACI

ÖNÜNÜZDEDİR VE HİÇ UZAK DEĞİLDİR.

Denilecektir.

Evet kaçımız şimdi  bu savaşın bitmesini istemeye hak kazanmışızdır. Ne yapıyoruz sanılmaktadır.

 

Bu durumda yeterli feragat duygusunu göstermeyip, savaşa karşı olmak, hem edepsizlik hem de Tanrıya saygısızlıktır.