Make your own free website on Tripod.com

 

 

 

 

Serbest Piyasa Işkencecileri

 

 Umur Talu - Sabah 2.5.2004


Fotoğrafları gördünüz mü? Belki görmemişsinizdir. Görseydiniz keşke. Belki de görmemeniz iyi olmuştur. Bir zamanlar "Saddam'ın işkence merkezi" olan "Ebu Garib Cezaevi"nden sızan fotoğraflar.
Sırıtan ABD'li asker (ya da sivil) gardiyanların önünde, birbirleriyle cinsel ilişkiye de zorlanan, çıplak Iraklı mahkumlar.
Şimdi, Irak'taki cezaevlerinden sorumlu ABD'li kadın general Janis Karpinski de dahil, birtakım askerler soruşturma konusu.
Oysa, o Karpinski, muhtemelen bu işkenceler sürdüğü sırada, mesela aralık ayında "St. Petersburg Times" gazetesindeki açıklamalarında, Ebu Garib için, "Buralar Saddam döneminde, aşağılama ve işkence merkeziydi. Tutukluların bir kısmı şimdi buradaki yaşam koşullarının evlerinden bile daha iyi olduğunu söylüyor. Korkarım, bir kısmı buradan ayrılmak da istemeyecek" diyordu.
Tam da öyle olduğu ortaya çıktı! ABD'li yetkililer, televizyonda da yayınlanan görüntülerden ötürü, utanç ve tepki ifade ediyorlar.
Ama işin başka bir yönü de var.
İşin o yönü, iğrenç bir "serbest piyasa, hür teşebbüs" sektörü.
Irak'taki tutuklu sorgularında, iki şirketin de "ihaleyle" iş alıp devrede olduğu belirlendi. İngiliz Guardian gazetesi, önceki gün bu iki şirketin isimlerinin "CACI International" ve "Titan" olduğunu yazdı.
Soruşturmaya alınan askerlerin avukatları da bu şirketlerin sorumlu olduğunu söylüyordu.
Bunların "kötü muamele"ye katılan mensupları hakkında bir işlem de yapılamıyordu, çünkü her ne kadar askeri, yarı-askeri işler yapıyorlarsa da, asker değil, özel sektördü bunlar!
Her ikisi de görünürde, teknoloji iletişim sistemleri şirketi. Borsa'da mevcutlar.
Ve çok karlılar.
İki şirketin kendi kaynaklarına bir göz gezdirdim.
Oralarda "işkence izi" yok.
Ama şu var:
42 yıllık CACI bu yıl yüzde 30 ciro ve yüzde 38 kar artışıyla övünüyor.
Cirosunun ilk kez 1 milyar doları geçmiş olmasıyla övünüyor.
Bu büyüme, "Şirketin ulusal güvenlik ve terörizmle küresel savaş üstünde odaklanmasının sonucudur" deniyor.
Cirosunun yüzde 66'sı ABD Savunma Bakanlığı, yani Pentagon kaynaklı olan CACI, "Savunma Bakanlığı'ndan kaynaklanan yüzde 37'lik gelir artışımız, askeri istihbarat topluluğundaki stratejik ve taktik birimlerin yüksek talebinden ötürüdür. Özellikle ABD Ordusu İstihbarat ve Güvenlik komutanlığı" diyor.
Şirketin başkanı, genel müdürü, her şeyi J. P. London, "1 milyar dolarlık ciro çıtasını aştığımız için inanılmaz ölçüde mutluyuz. Aldığımız sonuç, ulusal önceliklere odaklanmamızdan kaynaklanıyor" diyor.
Böyle işte!
Hatırlarsınız sanırım. Bu sütunda da yazıldı. Felluce'de öldürülen "4 ABD'li sivil" de, sivil değil, benzeri "özel askerlik piyasası" şirketlerinin "paramiliter" mensuplarıydı. ABD güçleri onların intikamını, bine yakın Iraklı öldürerek aldı!
Şimdi bu "piyasa"nın, "Saddam'ın işkence merkezi"nde, özgürlük, demokrasi, insan hakları makyajları ardında "aşağılık işkenceler" yaptığı da ortaya çıkıyor.
Ve "piyasanın müteşebbis işkencecileri", ciro rekoru kırmakla, karlarının patlamasıyla, ulusal güvenlik ve terörizmle mücadeleye odaklanıp "çok mutlu olmakla" şişiniyor.
Bir halkı aşağılayan teknoloji... İnsanları çırılçıplak soyup birbiriyle ilişkiye zorlayan piyasa...
İnsanların istila edilmiş bedenleri üstünde rekor kıran cirolar...
İnsanların işgal edilmiş ruhları sayesinde patlayan karlar...
İşkenceyle yükselen hisse senetleri, coşan borsa, mutlu hissedarlar!
Piyasa akbabaları... İnsanlığın leş kargaları!